"extant" in Turkish
Definition
Geçmişten günümüze kadar yok olmadan varlığını sürdüren şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, akademik veya tarihi metinlerde kullanılır ('günümüze ulaşan eserler' gibi). 'Extinct' (soyu tükenmiş) ile karşıt anlamlıdır. Sıradan 'mevcut' ile aynı değildir.
Examples
Few extant copies of the book are known today.
Günümüzde kitabın **günümüze ulaşan** çok az kopyası biliniyor.
The panda is an extant species, unlike the dodo.
Panda, dodo kuşunun aksine **günümüze ulaşan** bir türdür.
There are only two extant letters from that king.
O kraldan yalnızca iki **günümüze ulaşan** mektup var.
Some extant laws date back hundreds of years.
Bazı **günümüze ulaşan** yasalar yüzlerce yıl öncesine dayanıyor.
It’s rare to find extant footage from the early 1900s.
1900'lü yılların başından **günümüze ulaşan** görüntü bulmak nadirdir.
Surprisingly, the oldest map of the city is still extant.
Şaşırtıcı şekilde, şehrin en eski haritası hâlâ **günümüze ulaşan** durumda.