"erupting" in Turkish
Definition
Bir şeyin aniden ve güçlü bir şekilde dışarıya çıkmasıdır; genellikle volkanın patlaması veya duyguların aniden ortaya çıkması için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle volkanlar ('an erupting volcano') veya ani ve güçlü duygu patlamaları ('erupting with laughter/anger') için kullanılır. Sakin veya önemsiz durumlarda kullanılmaz.
Examples
The volcano is erupting again.
Volkan tekrar **patlıyor**.
Hot lava is erupting from the mountain.
Sıcak lav dağdan **fışkırıyor**.
People ran away when they saw the mountain erupting.
Dağın **patladığını** gören insanlar kaçtı.
He suddenly started erupting with laughter during the meeting.
Toplantı sırasında birdenbire **kahkahalarla patladı**.
My phone started erupting with messages after the news.
Haberden sonra telefonumda **mesajlar patladı**.
Anger was erupting inside her, but she stayed quiet.
İçinde **öfke patlıyordu** ama sessiz kaldı.