"erudite" in Turkish
Definition
Okuyarak ve araştırarak çok bilgili olmuş, derin bilgiye sahip kimse için kullanılır. Akademik ve edebi bir kavramdır.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime resmi ve akademik ortamlarda kullanılır. Gündelik bilgi veya pratik beceriler için kullanılmaz. 'Bilge profesör', 'alim tartışma' gibi ifadelerde sıkça geçer.
Examples
She is an erudite professor who knows a lot about history.
O, tarih hakkında çok şey bilen **bilge** bir profesördür.
The erudite student read every book in the library.
Bu **bilge** öğrenci kütüphanedeki tüm kitapları okudu.
Her erudite answer impressed everyone in the room.
Onun **bilge** cevabı odadaki herkesi etkiledi.
People often go to him for advice because he's so erudite.
İnsanlar ona çok **bilge** olduğu için sıkça danışırlar.
The discussion became quite erudite with all the references to philosophy.
Tartışma, felsefeye yapılan tüm atıflarla oldukça **alim** hale geldi.
He delivered an erudite lecture that challenged everyone’s thinking.
O, herkesin düşüncesini zorlayan **bilge** bir ders verdi.