Herhangi bir kelime yazın!

"enter into" in Turkish

girmek (anlaşma/müzakere vb.)

Definition

Bir anlaşma, sözleşme veya tartışmaya resmî olarak başlamak veya dahil olmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya hukuki durumlarda kullanılır. Fiziksel bir yere girmek anlamında kullanılmaz. 'enter into a contract' gibi ifadelerde geçer.

Examples

They decided to enter into a contract with the new supplier.

Yeni tedarikçiyle bir **anlaşmaya girmeye** karar verdiler.

Before we enter into any agreement, let's review the details carefully.

Herhangi bir **anlaşmaya girmeden** önce, detayları dikkatlice inceleyelim.

The two companies will enter into negotiations next month.

İki şirket gelecek ay **müzakerelere girecek**.

I wasn't sure if I wanted to enter into a partnership with him so quickly.

Onunla bu kadar hızlı **ortaklığa girmek** isteyip istemediğimden emin değildim.

After several meetings, we finally decided to enter into formal discussions.

Birkaç toplantıdan sonra, sonunda **resmî bir tartışmaya girmeye** karar verdik.

You have to be careful before you enter into any long-term commitments.

Herhangi bir uzun vadeli **taahhüde girmeden** önce dikkatli olmalısın.