"embody" in Turkish
Definition
Bir düşünceyi, niteliği veya duyguyu açık ve somut bir şekilde ifade etmek ya da bir şeyin örneği, sembolü olmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya edebi dilde; değerler, kavramlarla ilgili ('She embodies kindness' gibi) kullanılır. 'represent'den farklı olarak daha somut bir durum kastedilir.
Examples
She embodies kindness in everything she does.
O, yaptığı her şeyde iyiliği **somutlaştırıyor**.
This statue embodies freedom for many people.
Bu heykel, birçok insan için özgürlüğü **simgelemektedir**.
His actions embody the values of our company.
Onun hareketleri şirketimizin değerlerini **somutlaştırır**.
These colors really embody the spirit of the festival.
Bu renkler, festivalin ruhunu gerçekten **somutlaştırıyor**.
If anyone can embody courage, it's her.
Eğer birisi cesareti **somutlaştıracaksa**, o da odur.
Their new design embodies modern simplicity perfectly.
Yeni tasarımları modern sadeliği mükemmel bir şekilde **somutlaştırıyor**.