Herhangi bir kelime yazın!

"embody" in Turkish

somutlaştırmaksimgelemek

Definition

Bir düşünceyi, niteliği veya duyguyu açık ve somut bir şekilde ifade etmek ya da bir şeyin örneği, sembolü olmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya edebi dilde; değerler, kavramlarla ilgili ('She embodies kindness' gibi) kullanılır. 'represent'den farklı olarak daha somut bir durum kastedilir.

Examples

She embodies kindness in everything she does.

O, yaptığı her şeyde iyiliği **somutlaştırıyor**.

This statue embodies freedom for many people.

Bu heykel, birçok insan için özgürlüğü **simgelemektedir**.

His actions embody the values of our company.

Onun hareketleri şirketimizin değerlerini **somutlaştırır**.

These colors really embody the spirit of the festival.

Bu renkler, festivalin ruhunu gerçekten **somutlaştırıyor**.

If anyone can embody courage, it's her.

Eğer birisi cesareti **somutlaştıracaksa**, o da odur.

Their new design embodies modern simplicity perfectly.

Yeni tasarımları modern sadeliği mükemmel bir şekilde **somutlaştırıyor**.