"doldrums" in Turkish
Definition
Faaliyet, enerji eksikliği veya moral bozukluğu ile geçen bir dönem; ayrıca okyanusta rüzgarın zayıf olduğu bölgeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'in the doldrums' genellikle geçici moral bozukluğu veya durağanlık ifade eder; ağır depresyon için kullanılmaz. Denizcilikte rüzgarsız bölge anlamına gelir.
Examples
After losing his job, he was in the doldrums for weeks.
İşini kaybettikten sonra birkaç hafta boyunca **durgunluk** içindeydi.
Sales are in the doldrums this month.
Bu ay satışlar **durgunlukta**.
She has been feeling the doldrums since winter started.
Kış başladığından beri kendini **keyifsiz** hissediyor.
The project has been stuck in the doldrums since the manager left.
Yönetici ayrıldığından beri proje **durgunluğa** takıldı.
I’ve been in the doldrums lately, so I started exercising to feel better.
Son zamanlarda **keyifsizlik** içindeyim, bu yüzden kendimi daha iyi hissetmek için egzersize başladım.
Many sailors feared getting stuck in the doldrums during long sea journeys.
Birçok denizci uzun deniz yolculuklarında **rüzgarsız bölgede** kalmaktan korkardı.