"dive in with both feet" in Turkish
Definition
Yeni bir şeye büyük bir heves ve kararlılıkla başlamak, tereddüt etmeden.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmalarda kullanılır, kararlılık ve cesaret belirtilir. 'I’m going to...' veya 'She decided to...' gibi yapılarla sık geçer.
Examples
She decided to dive in with both feet at her new job.
Yeni işinde **tam anlamıyla başlamaya** karar verdi.
If you dive in with both feet, you might learn faster.
Eğer **tam anlamıyla başlarsan**, daha hızlı öğrenebilirsin.
He loves to dive in with both feet when starting new hobbies.
Yeni hobilerine başlarken **tam anlamıyla başlar**.
When I moved abroad, I just had to dive in with both feet and figure things out as I went.
Yurtdışına taşındığımda sadece **tam anlamıyla atladım** ve zamanla her şeyi öğrendim.
Don't overthink it—just dive in with both feet and enjoy the experience.
Fazla düşünme—sadece **tam anlamıyla başla** ve deneyimin tadını çıkar.
Sometimes the best way to learn is to dive in with both feet, mistakes and all.
Bazen öğrenmenin en iyi yolu, hatalarla birlikte **tam anlamıyla başlamak**tır.