Herhangi bir kelime yazın!

"dissolving" in Turkish

çözünmedağılma

Definition

Bir maddenin sıvıyla karışıp görünmez olması veya bir şeyin yavaşça ortadan kalkması, sona ermesi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle bilimsel ya da teknik konularda kullanılır ('çözünen şeker' gibi). Metaforik olarak da bir şeyin yok olmasını veya son bulmasını anlatır.

Examples

The sugar is dissolving in the coffee.

Şeker kahvede **çözünüyor**.

The tablet is dissolving in water.

Tablet suda **çözünüyor**.

He watched the paint slowly dissolving in the solvent.

Boyanın çözücüde yavaşça **çözüldüğünü** izledi.

The meeting kept dragging on instead of dissolving into laughter.

Toplantı kahkahalara **karışarak** bitmek yerine uzamaya devam etti.

All her worries started dissolving as soon as she heard the good news.

İyi haberi duyar duymaz tüm endişeleri **dağılmaya** başladı.

The group is slowly dissolving as members leave one by one.

Üyeler teker teker ayrıldıkça grup yavaşça **dağılmaya** başlıyor.