"disordered" in Turkish
Definition
Düzensiz, karışık ya da olması gereken düzende olmayan durumlar için kullanılır. Bazen tıbbi veya psikolojik bozuklukları da ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ‘dağınık’tan daha resmidir. Özellikle tıp veya psikolojide ('disordered eating' gibi) sıkça geçer.
Examples
The desk is disordered after a busy day.
Yoğun bir günün ardından masa tamamen **düzensiz** olmuştu.
His thoughts were disordered and hard to understand.
Düşünceleri **karmakarışık** olduğundan anlamak zordu.
The documents were disordered and out of place.
Belgeler **düzensizdi** ve yerli yerinde değildi.
After the storm, the whole neighborhood looked completely disordered.
Fırtınadan sonra tüm mahalle tamamen **karmakarışık** görünüyordu.
She struggled with disordered eating for several years.
Yıllarca **düzensiz** yeme alışkanlığıyla mücadele etti.
Things got pretty disordered around here while you were away.
Sen yokken burada işler bayağı **düzensiz** hale geldi.