"disintegrate" in Turkish
Definition
Bir şeyin tamamen küçük parçalara ayrılması veya dağılması; fiziksel nesneler, organizasyonlar veya ilişkiler için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Tamamen dağılma veya bozulma durumlarında kullanılır. Küçük çatlaklar için değil; örgütlerin, ilişkilerin, öğelerin tamamen parçalanmasında tercih edilir.
Examples
The old building began to disintegrate after the storm.
Fırtınadan sonra eski bina **dağılmaya** başladı.
If you drop the cookie, it might disintegrate.
Kurabiyeyi düşürürsen, **dağılabilir**.
The paper will disintegrate in water.
Kağıt suda **dağılacak**.
Their friendship began to disintegrate after the argument.
Tartışmadan sonra aralarındaki dostluk **dağılmaya** başladı.
The organization quickly disintegrated once the leader resigned.
Lider istifa edince, organizasyon hızla **dağıldı**.
Over time, the plastic bottle will disintegrate in the sun.
Zamanla plastik şişe güneşte **dağılacak**.