"dilating" in Turkish
Definition
Bir organın ya da dokunun, özellikle göz bebekleri veya kan damarlarının, daha geniş veya açık hale gelmesi durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi veya bilimsel bağlamda kullanılır; 'dilating pupils' (göz bebekleri genişler) gibi ifadelerde sık geçer. Genel büyüme için kullanılmaz.
Examples
The doctor checked if my pupils were dilating in the dark.
Doktor karanlıkta göz bebeklerimin **genişliyor** olup olmadığını kontrol etti.
The medicine is dilating his blood vessels.
İlaç, onun kan damarlarını **genişliyor**.
Some people have trouble dilating their eyes for an exam.
Bazı insanlar muayene için gözlerini **genişletmekte** zorlanır.
When the lights turned off suddenly, I could feel my pupils dilating fast.
Işıklar aniden söndüğünde, göz bebeklerimin hızla **genişliyor** olduğunu hissettim.
The eye drops keep my eyes dilating for hours after the exam.
Göz damlaları, muayeneden sonra saatlerce gözlerimin **genişliyor** kalmasını sağlıyor.
During labor, doctors keep checking if the cervix is dilating enough.
Doğum sırasında doktorlar rahim ağzının yeterince **genişliyor** olup olmadığını sürekli kontrol eder.