"dictating" in Turkish
Definition
Birinin yazması için söz söylemek ya da işleri nasıl yapılacağını emredip yönetmek.
Usage Notes (Turkish)
‘Dictating', hem bir metni başkasına yazdırmak hem de emir vererek birini yönetmek anlamında kullanılır. 'dictating a letter' ve 'dictating orders' kalıpları yaygındır. 'Predicting' veya 'indicating' ile karıştırma.
Examples
The teacher is dictating a letter for the students to write.
Öğretmen, öğrencilerin yazması için bir mektup **dikte ediyor**.
He is dictating his notes to the secretary.
Notlarını sekretere **dikte ediyor**.
She doesn't like her boss dictating what she should do.
Patronunun ne yapması gerektiğini **dikte etmesinden** hoşlanmaz.
Stop dictating every little detail—I can make decisions myself.
Her ayrıntıyı **dikte etmeyi** bırak—kararları kendim verebilirim.
She was dictating her memoirs into a recorder late at night.
O gece geç saatlerde hatıralarını kaydediciye **dikte ediyordu**.
Parents sometimes cross the line by dictating how their kids should live.
Ebeveynler bazen çocuklarının nasıl yaşamaları gerektiğini **dikte eder**.