"dichotomy" in Turkish
Definition
İki tamamen farklı veya zıt şey arasındaki belirgin ayrım ya da karşıtlık. Genellikle akademik veya felsefi konularda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve akademik bir terimdir; özellikle felsefe veya sosyal konularda sıkça geçer. 'false dichotomy' yapay veya hatalı ayrımı, 'create a dichotomy' ise ayrım yaratmayı anlatır.
Examples
There is a clear dichotomy between work and play.
İş ve eğlence arasında belirgin bir **ikili karşıtlık** var.
The dichotomy between rich and poor is often discussed.
Zengin ve fakir arasındaki **ikili karşıtlık** sık sık tartışılır.
Scientists often explore the dichotomy of nature and nurture.
Bilim insanları sıklıkla doğa ve yetiştirme arasındaki **dikotomi**yi araştırır.
It’s a mistake to see everything as a simple dichotomy.
Her şeyi basit bir **ikili karşıtlık** olarak görmek hatadır.
The movie highlighted the dichotomy between tradition and modernity.
Film, gelenek ve modernite arasındaki **ikili karşıtlığı** vurguladı.
He argued that the supposed dichotomy didn’t actually exist in real life.
O, sözde **dikotomi**nin gerçekte var olmadığını savundu.