"deride" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi küçümseyerek alaycı bir şekilde davranmak ya da söz söylemek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya eleştirel bağlamlarda kullanılır. Günlük konuşmada 'dalga geçmek' veya 'gülmek' tercih edilir.
Examples
Some students deride others for their mistakes.
Bazı öğrenciler, diğerlerinin hatalarını **alay eder**.
They derided his new idea in the meeting.
Toplantıda onun yeni fikrini **alay ettiler**.
You shouldn't deride people who are trying their best.
Elinden geleni yapan insanları **alay etmek** doğru değildir.
He always finds a reason to deride any suggestion that isn't his own.
Kendisine ait olmayan her öneriyi **alay etmek** için daima bir sebep bulur.
Politicians often deride their opponents to gain support.
Siyasetçiler, destek almak için sık sık rakiplerini **alay ederler**.
Instead of helping, he chose to deride the team's efforts.
Yardım etmek yerine ekibin çabalarını **alay etmeyi** seçti.