"deduce from" in Turkish
Definition
Bir şeyden elde edilen kanıt veya mantık yoluyla sonuca ulaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya yarı-resmi; genelde akademik veya mantıksal tartışmalarda kullanılır. Genelde 'kanıtlardan sonuç çıkarmak' şeklinde geçer. Günlük dilde 'anlamak' ya da 'tahmin etmek' kullanılır.
Examples
We can deduce from the footprints that someone was here.
Ayak izlerinden burada birinin olduğunu **sonuç çıkarabiliriz**.
She deduced from his voice that he was upset.
Sesinden üzgün olduğunu **sonuç çıkardı**.
Scientists deduce from data to make discoveries.
Bilim insanları verilerden yeni şeyler **sonuç çıkarır**.
You can't just deduce from a single comment what someone really feels.
Sadece tek bir yorumdan birinin gerçek duygularını **sonuç çıkaramazsınız**.
From his messy desk, I deduced he must be pretty busy.
Dağınık masasından **sonuç çıkardım**; oldukça meşgul olmalı.
People sometimes deduce from rumors rather than facts.
İnsanlar bazen gerçekler yerine dedikodulardan **sonuç çıkarır**.