"deafening silence" in Turkish
Definition
Bir ortamda beklenen bir tepki gelmediğinde hissedilen yoğun ve rahatsız edici sessizliktir.
Usage Notes (Turkish)
Deyim olarak kullanılır; gerçek anlamda kulakları sağır eden bir ses yoktur. Bir cevap beklenirken hiç ses çıkmayınca kullanılır.
Examples
There was a deafening silence in the room after the announcement.
Duyurudan sonra odada **kulakları sağır eden sessizlik** oluştu.
When he asked the question, a deafening silence filled the class.
O soruyu sorunca sınıfta bir **kulakları sağır eden sessizlik** oluştu.
After she left, there was a deafening silence at the table.
O ayrıldıktan sonra masada **kulakları sağır eden sessizlik** vardı.
You could feel the deafening silence right after he dropped the bombshell.
Bombayı patlattıktan hemen sonra ortama **kulakları sağır eden sessizlik** hakim oldu.
Her joke was met with deafening silence—nobody laughed.
Şakasına **kulakları sağır eden sessizlik** ile karşılık verildi—kimse gülmedi.
There was a deafening silence when no one volunteered for the task.
Kimse gönüllü olmayınca ortalıkta **kulakları sağır eden sessizlik** oluştu.