Herhangi bir kelime yazın!

"deaden" in Turkish

hafifletmekazaltmak

Definition

Bir şeyin şiddetini, yoğunluğunu veya duyarlılığını azaltmak. Gürültü, acı veya duyguları hafifletmek için kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve teknik ortamlarda yaygınca kullanılır. 'deaden the pain' (ağrıyı hafifletmek), 'deaden the sound' (sesi azaltmak) gibi kalıplarda bulunur. Tamamen yok etmez, sadece azaltır.

Examples

The medicine helped to deaden the pain in her leg.

İlaç, bacağındaki **ağrıyı hafifletmeye** yardımcı oldu.

Thick curtains can deaden the sound from outside.

Kalın perdeler dışarıdan gelen **sesi azaltabilir**.

The ice was used to deaden the feeling in his finger.

Buz, parmağındaki **hissi azaltmak** için kullanıldı.

People sometimes listen to music to deaden their anxiety.

İnsanlar bazen **kaygılarını hafifletmek** için müzik dinlerler.

He tried to deaden his emotions during the difficult conversation.

Zorlu bir konuşma sırasında duygularını **hafifletmeye** çalıştı.

Carpet on the floor helps deaden the echo in this room.

Yerdeki halı bu odadaki **yankıyı azaltmaya** yardımcı olur.