Herhangi bir kelime yazın!

"daub" in Turkish

sürmek (dağınıkça)bulaştırmak

Definition

Bir maddeyi (ör. boya, çamur veya krem) yüzeye kalın ve dağınık biçimde sürmek. Genellikle özen göstermeden veya dikkatsizce yapılan işler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmî olmayan bir kullanımı vardır, genellikle özensiz ve dikkatsiz hareketler için söylenir. 'daub paint', 'daub mud', 'daub face' gibi kalıplarda mess ve dikkatsizlik vurgulanır.

Examples

The child daubed paint all over the paper.

Çocuk boyayı tüm kağıda **bulaştırdı**.

She daubed mud on her boots before entering the house.

Eve girmeden önce, çizmelerine çamur **bulaştırdı**.

He daubed his face with sunscreen.

Yüzüne güneş kremi **sürdü**.

Someone had daubed graffiti on the wall overnight.

Birisi gece duvara grafiti **yapmış**.

The cake looked homemade, with frosting just daubed on top.

Pasta ev yapımı gibi görünüyordu, kreması üstüne sadece **sürülmüştü**.

He just daubed some paint here and there and called it art.

Sadece oraya buraya biraz boya **sürdü** ve buna sanat dedi.