"dampens" in Turkish
Definition
Bir şeyin gücünü ya da yoğunluğunu azaltmak; ayrıca bir şeyi hafifçe ıslatmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Duyguları, sesi ya da heyecanı azaltmak için sıkça kullanılır: 'dampens enthusiasm', 'dampens the sound'. Tamamen yok etmek anlamına gelmez.
Examples
Rain dampens the grass in the morning.
Yağmur sabah çimleri **nemlendirir**.
Bad news often dampens people's mood.
Kötü haberler genellikle insanların ruh halini **azaltır**.
A thick rug dampens the sound in the room.
Kalın bir halı odadaki sesi **azaltır**.
That comment really dampens the excitement of the party.
O yorum gerçekten partinin coşkusunu **azalttı**.
Cold weather always dampens my motivation to go outside.
Soğuk hava her zaman dışarı çıkma motivasyonumu **azaltır**.
He dampens his shirt before ironing to get better results.
Daha iyi sonuç almak için gömleğini ütülemeden önce **nemlendirir**.