"cut both ways" in Turkish
Definition
Bir şeyin hem olumlu hem de olumsuz sonuçları olması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Hem resmi hem de günlük konuşmada kullanılır. Bir avantajın yanında dezavantajın da olabileceğini belirtmek için idealdir.
Examples
Sometimes, telling the truth can cut both ways.
Bazen gerçeği söylemek **iki ucu keskin bıçak** olabilir.
Technology can cut both ways in our lives.
Teknoloji hayatımızda **hem iyi hem kötü yanı olabilir**.
Freedom of speech can cut both ways.
İfade özgürlüğü **iki ucu keskin bıçak** olabilir.
Social media really cuts both ways—it connects people, but it can also spread misinformation quickly.
Sosyal medya gerçekten **hem iyi hem kötü yanı var**—insanları birleştiriyor ama yanlış bilgiyi de hızla yayabiliyor.
Raising salaries might cut both ways—staff are happier, but costs could go up.
Maaşları yükseltmek **hem iyi hem kötü yanı olabilir**—personel mutlu olur ama maliyet yükselir.
Trusting someone you just met can cut both ways: sometimes you make a great friend, other times you might regret it.
Yeni tanıştığınız birine güvenmek **hem iyi hem kötü yanı olabilir**: bazen harika bir arkadaş kazanırsınız, bazen pişman olabilirsiniz.