"crucifying" in Turkish
Definition
Birini haça gererek öldürmek; ayrıca birini çok sert şekilde eleştirmek veya cezalandırmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Çarmıha germek' genellikle tarihsel veya dini olaylarda mecazi ya da gerçek anlamda kullanılır; günlük dilde ise ağır eleştirilerde tercih edilir. Hafif eleştirilerde kullanmayın.
Examples
The Romans were crucifying prisoners as punishment.
Romalılar, mahkumları ceza olarak **çarmıha geriyordu**.
They were crucifying him for his mistakes.
Hataları yüzünden onu **ağır şekilde eleştiriyorlardı**.
The newspapers are crucifying the politician after the scandal.
Gazeteler skandal sonrası siyasetçiyi **çarmıha geriyor**.
I can't believe they're crucifying her over one mistake.
Sadece bir hata için onu **çarmıha geriyorlar**, inanamıyorum.
After his comment went viral, social media users started crucifying him.
Yorumu viral olduktan sonra sosyal medya kullanıcıları onu **çarmıha germeye** başladı.
You don't have to keep crucifying yourself for what happened.
Olanlardan dolayı kendini sürekli olarak **çarmıha germene** gerek yok.