"counsel against" in Turkish
Definition
Birine bir şeyi yapmamasını tavsiye etmek, genellikle riskli veya akılsızca olabileceği için.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmî ve genellikle yazılı/donanımlı bağlamlarda kullanılır. 'Yasaklamak' (prohibit) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The doctor counseled against eating too much sugar.
Doktor, çok fazla şeker yememeyi **önermişti**.
My parents counseled against quitting my job without another offer.
Ailem, başka bir iş bulmadan işten ayrılmamamı **önerdi**.
She counseled against making a decision too quickly.
Çok hızlı karar vermememi **önermişti**.
His lawyer strongly counseled against signing the document without reading it thoroughly.
Avukatı, belgeyi dikkatlice okumadan imzalamamasını **şiddetle önerdi**.
I would counsel against traveling to that area during the rainy season.
Yağmur mevsiminde o bölgeye gitmenizi **önermem**.
Several experts counseled against investing in that company.
Birkaç uzman, o şirkete yatırım yapmamayı **önerdi**.