"contentious" in Turkish
Definition
İnsanların hakkında güçlü ve farklı görüşlere sahip oldukları için tartışma veya kavga çıkaran kişi ya da konuyu tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve büyük tartışmalarda ('tartışmalı konu', 'tartışmalı yasa') kullanılır. Küçük anlaşmazlıklar için uygun değildir. Bir kişi için kullanıldığında, sürekli tartışma çıkaran kişiyi ifade eder.
Examples
Climate change is a contentious topic.
İklim değişikliği **tartışmalı** bir konudur.
He is known for his contentious attitude.
Onun **tartışmalı** tavrı ile tanınır.
The law became contentious after the protests.
Protestolardan sonra yasa **tartışmalı** hale geldi.
Social media makes even small issues contentious these days.
Günümüzde sosyal medya küçük meseleleri bile **tartışmalı** yapıyor.
His contentious remarks made the meeting uncomfortable.
Onun **tartışmalı** sözleri toplantıyı rahatsız hale getirdi.
Avoiding contentious subjects at family dinners is usually a good idea.
Aile yemeklerinde **tartışmalı** konulardan kaçınmak genellikle iyi bir fikirdir.