"consecrate" in Turkish
Definition
Bir şeyi resmi olarak kutsal yapmak veya dini bir amaca adamaktır. Ayrıca birine ya da kendine önemli bir amacı adama anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle dini ya da resmi bağlamlarda kullanılır. 'Bir kiliseyi kutsal kılmak' veya 'yaşamını hizmete adamak' gibi ifadelerle yaygındır. Gündelik konuşmada yaygın değildir.
Examples
The priest will consecrate the new church building next week.
Rahip, yeni kilise binasını gelecek hafta **kutsal kılacak**.
They consecrated the cemetery ground for burial ceremonies.
Mezarlık alanını defin törenleri için **kutsal kıldılar**.
The bishop consecrated the bread and wine during the service.
Piskopos ayin sırasında ekmek ve şarabı **kutsal kıldı**.
Many people choose to consecrate their lives to helping others.
Birçok insan hayatını başkalarına yardım etmeye **adamak** ister.
The ancient temple was consecrated centuries ago and is still visited today.
Antik tapınak yüzyıllar önce **kutsal kılındı** ve hâlâ ziyaret edilmektedir.
He decided to consecrate his career to fighting for social justice.
Kariyerini sosyal adalet için **adamaya** karar verdi.