"comradely" in Turkish
Definition
Birini yoldaşı gibi samimi ve destekleyici şekilde davranmak. Eşitlik ve dayanışma anlamı taşır.
Usage Notes (Turkish)
'Yoldaşça' çoğunlukla resmi, politik veya edebi ortamlarda geçer; günlük konuşmada nadir kullanılır. Dayanışma ve eşitlik vurgulanır.
Examples
They shook hands in a comradely way.
Onlar **yoldaşça** tokalaştılar.
There was a comradely spirit among the workers.
İşçiler arasında **yoldaşça** bir ruh vardı.
His comradely attitude made everyone feel welcome.
Onun **yoldaşça** tavrı herkesi hoş karşılattı.
They exchanged a comradely nod before starting the meeting.
Toplantı başlamadan önce **yoldaşça** bir baş selamı verdiler.
The team celebrated their win with comradely hugs.
Takım zaferini **yoldaşça** sarılmalarla kutladı.
Even after a long argument, they parted on comradely terms.
Uzun tartışmadan sonra bile, onlar **yoldaşça** ayrıldılar.