"comrade" in Turkish
Definition
Yoldaş; ortak amaç, deneyim veya grup paylaşan arkadaş ya da ekip arkadaşı. Siyasi ya da askeri bağlamda da hitap olarak kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Yoldaş' genellikle eski, askeri veya siyasi anlam taşır; günlük konuşmada 'arkadaş', 'iş arkadaşı' daha yaygındır. 'Silah arkadaşı' için 'yoldaş' kullanılır.
Examples
The old soldier called him his comrade.
Yaşlı asker ona **yoldaşı** derdi.
She greeted each comrade at the meeting.
Toplantıda her **yoldaşı** tek tek selamladı.
A true comrade helps when times are hard.
Gerçek bir **yoldaş**, zor zamanlarda yardım eder.
Even after all these years, I still think of him as a comrade-in-arms.
Bunca yıl sonra bile onu hâlâ **silah arkadaşım** olarak görüyorum.
In the novel, the workers always address each other as comrade.
Romanda işçiler birbirlerine daima '**yoldaş**' diye hitap ediyor.
He said it half-jokingly—'Come on, comrade, we can finish this together.'
Bunu yarı şaka şekilde söyledi: 'Hadi, **yoldaş**, bunu birlikte bitirebiliriz.'