Herhangi bir kelime yazın!

"commiserate with" in Turkish

teselli olmakacısını paylaşmak

Definition

Birisi üzgün olduğunda veya bir sorun yaşadığında ona teselli olmak, onun üzüntüsünü veya hayal kırıklığını paylaşmak.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi ve edebi bir ifadedir. 'commiserate with someone' şeklinde kullanılır. Büyük trajediler için değil, günlük sıkıntılar için uygundur. 'Consoler' doğrudan teselli etmekten daha hafif bir anlam taşır.

Examples

I tried to commiserate with my friend after he lost his job.

Arkadaşım işini kaybedince ona **teselli oldum**.

The teacher commiserated with the students after their difficult exam.

Öğretmen, zor sınavdan sonra öğrencilerine **teselli oldu**.

We all commiserated with Tom when he didn’t make the team.

Tom takıma alınmadığında hepimiz ona **acısını paylaştık**.

She texted me last night just to commiserate with me about my awful day.

Dün gece sadece kötü günümü **paylaşmak için** bana mesaj attı.

Sometimes it just feels good to have someone to commiserate with when things go wrong.

Bazen işler ters gittiğinde **dertleşecek** birinin olması iyi hissettirir.

At lunch, my coworkers and I commiserated with each other about our long morning meetings.

Öğle yemeğinde, iş arkadaşlarımla uzun sabah toplantıları hakkında **dertleştik**.