Herhangi bir kelime yazın!

"coddled" in Turkish

şımartılmışnazikçe haşlanmış (yumurta)

Definition

Birine fazla ilgi ve koruma gösterildiğinde, bu kişinin zayıf ve sorunlarla başa çıkamayan biri olmasına sebep olur. Ayrıca yumurtanın kaynamadan, hafifçe haşlandığı pişirme şeklini de anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle hafif olumsuz anlamdadır, aşırı korumayı anlatır, 'coddled child' gibi kullanılır. Yumurtada hafif haşlama için de geçerlidir. 'Spoiled' ile karıştırmayın; bu kelime daha çok kötü davranışı ifade eder.

Examples

The coddled child did not know how to solve problems alone.

**Şımartılmış** çocuk tek başına sorun çözmeyi bilmiyordu.

My mother coddled me when I was sick.

Annem hasta olduğumda beni **şımarttı**.

He likes his eggs coddled, not boiled.

Yumurtasını haşlanmış değil, **nazikçe haşlanmış** olarak sever.

Some say kids today are too coddled by their parents.

Bazıları, günümüzde çocukların ebeveynleri tarafından çok fazla **şımartıldığını** söylüyor.

After being coddled his whole life, he struggled in college.

Hayatının tamamı **şımartılmış** olarak geçtiği için üniversitede zorlandı.

That puppy is so coddled it sleeps on a velvet pillow!

O köpek yavrusu o kadar **şımartılmış** ki, kadife yastıkta uyuyor!