"clucking" in Turkish
Definition
Tavukların çıkardığı, kısa ve tekrarlayan sese veya bu hareketine verilen ad. Aynı zamanda bir insanın endişe veya hoşnutsuzluk belirtirken çıkardığı benzer sesler için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tavuk sesi için kullanılır, ancak insanları aşırı kaygı veya telaşlı tavırla betimlemek için de ('clucking over someone') kullanılır. İnsan için kullanılırsa mizahi bir ton taşır.
Examples
The hen is clucking in the yard.
Tavuk bahçede **gıdaklıyor**.
We heard clucking coming from the coop.
Kümesin içinden **gıdaklama** sesi duyduk.
The baby laughed at the clucking sound.
Bebek **gıdaklayan** sesi duyunca güldü.
Stop clucking over me, Mom—I’m fine!
Üzerimde **gıdaklamayı** bırak anne—iyiyim!
I could hear the chickens clucking even before I entered the farm.
Çiftliğe girmeden önce bile tavukların **gıdaklamasını** duyabiliyordum.
She shook her head, clucking in disapproval at the messy room.
Başıyla sallayarak dağınık odaya kızgınlıkla **gıdakladı**.