Herhangi bir kelime yazın!

"clew" in Turkish

yelken köşesi (clew)ip yumağı (tarihsel)

Definition

'Clew' genellikle yelkenin alt köşesinde bulunan ve halatların bağlandığı yeri ifade eder. Tarihsel olarak ip yumağı veya bir ipucu anlamına da gelmiştir.

Usage Notes (Turkish)

Günümüzde neredeyse sadece denizcilikte kullanılır; ipucu anlamında 'clue' tercih edilir. Eski metinlerde iki anlama da rastlanabilir.

Examples

The sailor tied the rope to the clew of the sail.

Denizci ipi yelkenin **yelken köşesi**ne bağladı.

Every clew must be secure before sailing.

Yelken açmadan önce her **yelken köşesi** sağlam olmalı.

In old stories, a clew of thread helped heroes find their way.

Eski hikayelerde kahramanlara yolunu bulmada **ip yumağı** yardımcı oldu.

The wind caught the clew and made the sail billow out.

Rüzgar **yelken köşesi**ni yakaladı ve yelken şişti.

Don’t forget to check the clew before we set sail.

Yola çıkmadan önce **yelken köşesi**ni kontrol etmeyi unutma.

The old map gave us a small clew to find the hidden treasure.

Eski harita gizli hazineyi bulmamıza yardım edecek küçük bir **ip yumağı** verdi.