Herhangi bir kelime yazın!

"cleaving" in Turkish

yarmakayırmak

Definition

Bir şeyi kuvvetle ikiye ayırmak ya da parçalamak anlamındadır. Eski ya da dinsel metinlerde birine ya da bir şeye sıkıca bağlı kalmak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Modern Türkçede genellikle bir şeyi (odun, hava gibi) fiziksel olarak ayırmak, yarmak için kullanılır; 'bağlı kalmak' anlamı edebi ya da dinsel metinlerle sınırlıdır.

Examples

He swung the axe, cleaving the log in two.

Baltayı savurdu, kütüğü ikiye **yardı**.

With one stroke, the sword was cleaving the air.

Tek bir hamlede kılıç havayı **yarıyordu**.

The scientist studied enzymes that are cleaving proteins.

Bilim insanı proteinleri **parçalayan** enzimleri inceledi.

Old stories tell of heroes cleaving mountains with their swords.

Eski hikayeler, kahramanların kılıçlarıyla dağları **yardığını** anlatır.

Despite the challenges, she kept cleaving to her beliefs.

Zorluklara rağmen, inançlarına **bağlı kalmaya** devam etti.

He felt life cleaving in two after the news.

Haberi aldıktan sonra hayatının ikiye **bölündüğünü** hissetti.