"cautionary tale" in Turkish
Definition
İnsanları olası tehlikelere karşı uyarmak veya yanlış davranışların kötü sonuçlarını göstererek ders vermek için anlatılan hikaye.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz bir deneyimi paylaşmadan veya ders vermeden önce kullanılır. Resmî ya da nötr bir tonda alınır, hafif konular için kullanılmaz.
Examples
The story of the boy who cried wolf is a cautionary tale.
Kurt geldi diyen çocuğun hikayesi bir **ibret verici hikaye**dir.
She told us a cautionary tale about driving too fast.
Bize aşırı hızlı araba kullanmakla ilgili bir **ibret verici hikaye** anlattı.
Many fairy tales are actually cautionary tales for children.
Birçok masal aslında çocuklar için **ibret verici hikaye**dir.
That email scam story is a real cautionary tale—don’t click on suspicious links!
O e-posta dolandırıcılığı hikayesi tam bir **uyarıcı hikaye**—şüpheli linklere tıklama!
His experience with debt became a cautionary tale for all his friends.
Onun borçla ilgili yaşadıkları tüm arkadaşları için bir **ibret verici hikaye** oldu.
Every time a new virus spreads, the media runs a cautionary tale about staying safe online.
Her yeni virüs yayıldığında, medya çevrimiçi güvende kalmak hakkında bir **uyarıcı hikaye** yayınlar.