"carom" in Turkish
Definition
Bir nesnenin ya da topun çarpıp sekerek başka bir yere ya da nesneye vurmasıdır, özellikle bilardo oyunu için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Karambol' kelimesi bilardo ve masa oyunlarında daha çok geçer; günlük konuşmada nadirdir. 'carom off the wall' gibi kalıp ifadelerde rastlanır. Geniş anlamlı 'bounce' ile aynı değildir.
Examples
The ball caromed off the wall and hit another ball.
Top duvardan **karambol** yapıp başka bir topa çarptı.
In carom billiards, you must make the cue ball carom.
Karambol bilardosunda, işaret topunu **karambol** yaptırmalısın.
The coin caromed across the table after hitting the glass.
Madeni para, bardağa çarpıp masanın üzerinde **karambol** yaptı.
He hit the ball so hard it caromed off two sides before stopping.
Topu o kadar sert vurdu ki durmadan önce iki kenardan **karambol** yaptı.
Watch out! That puck might carom off the boards and come right back.
Dikkat et! O disk, kenardan **karambol** yapıp geri dönebilir.
The idea just seemed to carom from one person to another until the whole team agreed.
Fikir sanki birinden diğerine **karambol** yaparak tüm takımı ikna etti.