"calamities" in Turkish
Definition
Büyük zarar veya acıya yol açan, genellikle doğal afetler ya da ciddi kazalar gibi olaylardır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya edebi ortamlarda kullanılır. 'natural calamities' ifadesi doğal felaketler anlamındadır. Küçük sorunlar için kullanılmaz.
Examples
Many calamities struck the region last year.
Geçen yıl bölgede birçok **felaket** yaşandı.
Earthquakes and floods are examples of natural calamities.
Depremler ve seller, doğal **felaketler**'e örnektir.
The government prepared emergency plans for possible calamities.
Hükümet, olası **felaketler** için acil durum planları hazırladı.
After several calamities, the community came together to rebuild.
Birkaç **felaket**ten sonra, topluluk yeniden inşa etmek için bir araya geldi.
The country faced economic and social calamities over the decade.
Ülke on yıl boyunca ekonomik ve sosyal **felaketler** yaşadı.
Sometimes life's small troubles can feel like huge calamities, but we get through them.
Bazen hayatın küçük sıkıntıları bile büyük **felaketler** gibi gelebilir, ama bunun üstesinden geliriz.