Herhangi bir kelime yazın!

"cajole" in Turkish

ikna etmek (tatlı dille)gönlünü hoş tutarak kandırmak

Definition

Birini tatlı dille, iltifatla ya da tekrar tekrar rica ederek bir şeyi yapmaya ikna etmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi ya da yarı-resmi ortamlarda kullanılır; tatlı dil veya iltifat ile birini ikna etmeyi ima eder. 'cajole someone into doing something' ifadesine dikkat edin.

Examples

He tried to cajole his friend into joining the club.

Arkadaşını kulübe katılması için **ikna etmeye** çalıştı.

The teacher cajoled the children to finish their homework.

Öğretmen, çocukları ödevlerini bitirmeleri için **ikna etti**.

She cajoled her parents into letting her stay out late.

Geç saatlere kadar dışarıda kalmak için ailesini **ikna etti**.

It took a lot of effort to cajole him into coming to the party.

Onu partiye getirmek için çok çaba sarf edip **ikna etmek** gerekti.

Don't think you can cajole me into changing my mind.

Beni fikrimi değiştirmeye **ikna edebileceğini** sanma.

She knows how to cajole people when she wants something.

Ne zaman bir şey istese insanları nasıl **ikna edeceğini** biliyor.