"caged" in Turkish
Definition
Bir kafesin içine konulmuş ve dışarı çıkamayan durumu anlatır. Hayvanlar için olduğu kadar, insanlar veya duyguların kısıtlanması anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hayvanlar için kullanılır ama insanlar veya duygular için de ('caged feelings', 'caged bird') kullanılır. Sıklıkla edilgen kullanılır: 'was caged'. Hem gerçek hem mecaz anlamı vardır.
Examples
The lion was caged at the zoo.
Aslan, hayvanat bahçesinde **kafeste**ydi.
The caged bird sang all day.
**Kafeste**ki kuş bütün gün şarkı söyledi.
He felt caged in his small apartment.
Küçük dairesinde kendini **kafeste** gibi hissetti.
Sometimes I feel caged by my responsibilities.
Bazen sorumluluklarım tarafından **kafeste**ymişim gibi hissediyorum.
She stared out the window like a caged animal longing for freedom.
O, pencerenin dışına **kafese kapatılmış** bir hayvan gibi özgürlüğü arzulayarak baktı.
After weeks indoors, everyone felt a bit caged and restless.
Haftalarca içeride kaldıktan sonra herkes biraz **kafeste** ve huzursuz hissetti.