"bridger" in Turkish
Definition
Bridger, insanları, grupları veya fikirleri bir araya getirip onların birbirini anlamasına veya birlikte çalışmasına yardımcı olan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
‘Bridger’ günlük konuşmada yaygın değildir; daha çok iş ve sosyal ortamlarda, arabulucu veya bağlayıcı rolündeki biri için kullanılır. ‘act as a bridger’ ifadesi, köprü kuran kişi anlamına gelir.
Examples
She is a bridger between the two teams.
O, iki takım arasında **bağlayıcı**dır.
The manager acted as a bridger during the meeting.
Yönetici toplantı sırasında **arabulucu** olarak davrandı.
A good bridger helps people understand each other.
İyi bir **bağlayıcı**, insanların birbirini anlamasına yardımcı olur.
In our company, Tom is the go-to bridger for cross-team projects.
Şirketimizde çapraz takım projeleri için başvurulan kişi Tom, yani ana **bağlayıcı**.
Sometimes being a bridger means listening more than talking.
Bazen **arabulucu** olmak, konuşmaktan çok dinlemeyi gerektirir.
She’s our team’s unofficial bridger, always smoothing over conflicts.
O, takımımızın gayriresmî **arabulucusu**, hep çatışmaları yatıştırır.