"brattle" in Turkish
Definition
Yüksek, metal veya makine gibi şeylerin çarpışmasından çıkan gürültülü, takırtılı ses.
Usage Notes (Turkish)
‘Brattle’ çok eski ve edebi bir sözcüktür; modern günlük konuşmada kullanılmaz. Gürültülü, yankılı sesleri betimleyen metinlerde tercih edilir.
Examples
The sudden brattle of thunder scared the children.
Aniden gelen gök gürültüsünün **gürültüsü** çocukları korkuttu.
The old train made a loud brattle as it started moving.
Eski tren hareket etmeye başladığında yüksek bir **takırtı** çıkardı.
There was a brattle of metal in the workshop.
Atölyede metalin **takırtısı** duyuldu.
Through the night, the brattle of the storm echoed around the village.
Gece boyunca fırtınanın **gürültüsü** köyde yankılandı.
He was startled by the brattle of dishes falling onto the kitchen floor.
Mutfak zeminine tabakların düşmesinin **takırtısı** onu irkiltti.
The clumsy waiter’s tray hit the table with a sharp brattle.
Sakar garsonun tepsisi masaya çarpınca keskin bir **takırtı** çıktı.