"boxed in" in Turkish
Definition
Fiziksel veya zihinsel olarak hareket etmekte ya da özgürce seçim yapmakta engellenmiş ve sıkışmış durumda olmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gündelik ve mecazi olarak kullanılır; kendinizi baskı altında, sıkışmış veya seçenekleri kısıtlı hissettiğiniz durumlarda 'feel boxed in' gibi kullanılır.
Examples
I feel boxed in at my desk all day.
Tüm gün masamda **sıkışıp kaldığımı** hissediyorum.
The car was boxed in by two trucks.
Araba iki kamyon tarafından **köşeye sıkıştı**.
He felt boxed in by his strict schedule.
Katı programı yüzünden kendini **köşeye sıkışmış** hissetti.
Whenever plans change last minute, I get boxed in and stressed.
Planlar son anda değişince **köşeye sıkışmış** ve stresli hissediyorum.
She doesn't like feeling boxed in by too many rules.
Çok fazla kural tarafından **köşeye sıkışmış** hissetmekten hoşlanmaz.
We were so boxed in at the concert, we could barely move!
Konserde o kadar **sıkışıp kaldık** ki neredeyse hareket edemedik!