"borrow from" in Turkish
Definition
Bir şeyi birinden ödünç alıp sonra geri vermek amacıyla kullanmak. Aynı zamanda fikir veya ifadeleri başka bir kaynaktan almak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem nesneler hem de soyut kavramlar (fikir gibi) için kullanılır. 'dan' ya da '-den' ile kullanılır, 'to' ile kullanılmaz. 'Bir arkadaştan ödünç almak' gibi.
Examples
Can I borrow from your pencil case?
Senin kalem kutundan **ödünç alabilir miyim**?
He often borrows from his brother when he needs money.
O, paraya ihtiyacı olduğunda sık sık kardeşinden **ödünç alır**.
We can borrow from other cultures to improve our festival.
Festivalimizi geliştirmek için diğer kültürlerden **alabiliriz**.
Sometimes, the best recipes are borrowed from grandma.
Bazen en iyi tarifler **büyükanneden alınır**.
The movie's style was clearly borrowed from classic films.
Filmin tarzı açıkça klasik filmlerden **alınmıştı**.
I had to borrow from Peter to pay Paul this month.
Bu ay Paul’a ödemek için Peter’dan **ödünç almak** zorunda kaldım.