"bodice" in Turkish
Definition
Elbisenin göğüsten bele kadar olan, bedene oturan üst kısmı; bazen yapılandırılmış kadın içliği anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Büstiyer' veya elbisenin üst kısmı genellikle moda veya tarihi kıyafetlerde geçer; 'korse'den daha yumuşaktır. Düğün veya özel gece elbiselerinde sıkça kullanılır.
Examples
The dress has a blue bodice and a white skirt.
Elbisenin mavi bir **büstiyer**i ve beyaz eteği var.
She wore a red bodice to the party.
Partide kırmızı bir **büstiyer** giydi.
The bodice is decorated with lace.
**Büstiyer** dantelle süslenmiş.
The wedding dress featured a beaded bodice that sparkled in the light.
Gelinliğin boncuklarla işlenmiş **büstiyer**i ışıkta parlıyordu.
Her costume had a velvet bodice that fit perfectly.
Kostümünün kadife bir **büstiyer**i vardı ve tam oturuyordu.
When I tried on the dress, the bodice felt a little tight around my waist.
Elbiseyi denediğimde **büstiyer** belimde biraz dardı.