"blow through" in Turkish
Definition
Bir yerden çok hızlı geçmek veya bir şeyi (para, kaynak) çok hızlı şekilde tüketmek.
Usage Notes (Turkish)
Yaygın olarak konuşma dilinde kullanılır. 'blow through money' ifadesi hızlı ve düşüncesiz para harcamayı anlatır. Rüzgâr için kullanılmaz.
Examples
He blew through the stop sign without looking.
O, dur tabelasına bakmadan **hızla geçti**.
They blew through all their savings in one summer.
Bir yazda bütün birikimlerini **çarçur ettiler**.
The team blew through the first round of the competition.
Takım, yarışmanın ilk turundan **hızla geçti**.
She just blew through town without stopping to say hi.
O, kimseye selam vermeden kasabadan **hızla geçti**.
If you blow through your paycheck, you’ll have nothing left for rent.
Maaşını **çarçur edersen**, kira için hiçbir şeyin kalmaz.
The weekend just blew through before I even noticed.
Hafta sonu **hızla geçti**, farkına bile varamadım.