"blockages" in Turkish
Definition
Tıkanıklıklar, bir alanın (örneğin boru ya da damar) içinden bir şeyin geçmesini engelleyen unsurlardır. Ayrıca ilerlemenin önündeki engeller için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi veya teknik durumlarda ('damarda tıkanıklık', 'boruda tıkanıklık') sık kullanılır. Günlük konuşmada daha nadirdir. 'Engel', 'tıkanıklık' gibi kelimelerle eşanlamlıdır.
Examples
Doctors found blockages in his arteries.
Doktorlar, onun arterlerinde **tıkanıklıklar** buldu.
There were blockages in the city’s water pipes.
Şehrin su borularında **tıkanıklıklar** vardı.
Blockages can stop blood from reaching the heart.
**Tıkanıklıklar**, kanın kalbe ulaşmasını engelleyebilir.
We're calling a plumber because there are blockages in the kitchen sink.
Mutfak lavabosunda **tıkanıklıklar** olduğu için tesisatçı çağırıyoruz.
Stress can sometimes create mental blockages that make it hard to concentrate.
Stres bazen odaklanmayı zorlaştıran zihinsel **engeller** yaratabilir.
After the storm, there were blockages all over the roads.
Fırtınadan sonra yolların her yerinde **engeller** vardı.