"blinder" in Turkish
Definition
‘Blinder’ genellikle sporda olağanüstü veya dikkat çekici bir performans anlamına gelen İngilizce gayriresmî bir kelimedir. Nadir olarak ata takılan gözlük aparatını da ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle İngiliz İngilizcesinde ve spor konuşmalarında duyulur; ‘played a blinder’ mükemmel iş yapmak anlamındadır. Amerikan İngilizcesinde nadiren kullanılır. At gözlüğü anlamı gündelikte çok görülmez.
Examples
He played a blinder in the match yesterday.
Dünkü maçta gerçekten bir **mükemmel performans** sergiledi.
That goal was an absolute blinder.
O gol tam anlamıyla bir **mükemmel performans**tı.
She had a blinder of a performance on stage.
Sahnedeki performansı tam anlamıyla bir **mükemmel performans**tı.
Wow, you really pulled off a blinder there!
Vay be, gerçekten bir **harika iş** başardın!
The goalkeeper had a blinder and saved three penalties.
Kaleci bir **mükemmel performans** sergiledi ve üç penaltı kurtardı.
It’s rare to see someone have a blinder like that.
Böyle bir **mükemmel performans** görmek nadirdir.