"blighted" in Turkish
Definition
Ağır şekilde zarar görmüş, harap olmuş veya yok edilmiş anlamına gelir. Genelde hastalık, ilgisizlik ya da başka olumsuz etkiler sonucunda ortaya çıkar; bitkiler, yerler veya fırsatlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî ve edebî metinlerde kullanılır; 'blighted neighborhoods' (harap mahalleler), 'blighted crops' (zarar görmüş ekinler), 'blighted hopes' (yitirilmiş umutlar) gibi örneklerde geçer. İnsanlar için doğrudan kullanılmaz, hem somut hem de mecazi zararlar için uygundur.
Examples
The abandoned building looked blighted and empty.
Terkedilmiş bina **harap olmuş** ve boş görünüyordu.
Many trees in the orchard were blighted by disease.
Bahçedeki birçok ağaç hastalık nedeniyle **tahrip edilmişti**.
The town suffered from blighted neighborhoods after the factory closed.
Fabrika kapandıktan sonra kasabada **harap olmuş** mahalleler ortaya çıktı.
His dreams were blighted by one unfortunate mistake.
Tek bir talihsiz hata onun hayallerini **harap etti**.
The project was blighted from the start by lack of funds.
Proje, baştan beri fon eksikliğiyle **harap olmuştu**.
You can still see the blighted land where the old factory used to be.
Eski fabrikanın olduğu yerdeki **harap olmuş** araziyi hâlâ görebilirsiniz.