"bigmouth" in Turkish
Definition
Çok konuşan ve genellikle sır saklayamayan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
'Geveze' ve 'sır tutamayan' genellikle olumsuz ve eleştirel anlamda kullanılır. Sırlarınızı tutamayan veya gereksiz konuşan kişilere söylenir.
Examples
Don't tell Mary—she's a bigmouth.
Mary'ye söyleme—o tam bir **geveze**.
My brother is such a bigmouth; he can't keep a secret.
Kardeşim tam bir **geveze**; sır tutamıyor.
Everyone knows Jake is a bigmouth.
Herkes Jake'in **geveze** olduğunu bilir.
I wish you weren't such a bigmouth—now everyone knows my surprise.
Keşke bu kadar **geveze** olmasaydın—şimdi herkes sürprizimi biliyor.
Stop being a bigmouth and let people talk!
**Geveze** olmayı bırak da insanlar da konuşsun!
Of course he told everyone—he's the biggest bigmouth I know.
Tabii ki herkese o söyledi—tanıdıklarım arasında en büyük **geveze** o.