"bide your time" in Turkish
Definition
Hemen harekete geçmek yerine, en doğru zamanı sabırla beklemek.
Usage Notes (Turkish)
Sıkça resmi veya stratejik sabır içeren durumlarda kullanılır; basit sıra beklemekten farklıdır.
Examples
You should bide your time before making a big decision.
Büyük bir karar vermeden önce **fırsatını beklemelisin**.
He decided to bide his time and wait for the right opportunity.
O, **fırsatını beklemeye** ve doğru zamanı beklemeye karar verdi.
Sometimes, you need to bide your time if you want to succeed.
Bazen başarılı olmak istiyorsan **fırsatını beklemelisin**.
She’s just going to bide her time until a better job opens up.
O, daha iyi bir iş açılana kadar sadece **fırsatını bekleyecek**.
I’m going to bide my time and not rush into anything.
Ben **fırsatımı bekleyeceğim** ve acele etmeyeceğim.
It’s hard to bide your time when you’re excited about what’s next.
Önünde ne olduğuna heyecan duyarken **fırsatını beklemek** zordur.