"bewildering" in Turkish
Definition
Çok karmaşık veya anlaması zor olan, genellikle çok fazla seçenek veya olay olduğunda kullanılan bir sıfat.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle durumlar, seçenekler veya tecrübeleri anlatırken kullanılır; 'bewildering array', 'bewildering experience' gibi ifadelerde geçer; 'confusing'den daha yoğun bir anlam taşır.
Examples
The instructions were bewildering to read.
Talimatları okumak **şaşırtıcıydı**.
There was a bewildering number of choices at the store.
Mağazada **şaşırtıcı** sayıda seçenek vardı.
The city's bewildering streets made it hard to find the museum.
Şehrin **şaşırtıcı** sokakları müzeyi bulmayı zorlaştırdı.
Honestly, trying to pick a phone from that bewildering array is impossible.
Açıkçası, o **şaşırtıcı** kadar çok seçeneğin arasından telefon seçmek imkânsız.
His explanation was so bewildering that nobody understood a word.
Onun açıklaması o kadar **şaşırtıcıydı** ki kimse bir şey anlamadı.
I found the whole process bewildering, especially all the paperwork.
Tüm süreci, özellikle belgeleri, **şaşırtıcı** buldum.