Herhangi bir kelime yazın!

"bellowed" in Turkish

kükremekbağırmak (gür ve kalın sesle)

Definition

Kızgınlık veya acı gibi güçlü bir duyguyla, çok yüksek ve kalın bir sesle bağırmak; boğa gibi hayvan sesleri için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada değil, daha çok edebi ya da dramatik durumlarda kullanılır. 'Shout' veya 'yell'den daha güçlü bir öfke veya acı içerir; hayvan sesleri için de uygundur.

Examples

He bellowed in pain when he broke his leg.

Bacağı kırıldığında acıyla **kükredi**.

The bull bellowed loudly in the arena.

Boğa arenada yüksek sesle **kükredi**.

The teacher bellowed at the noisy students.

Öğretmen, gürültülü öğrencilere **kükredi**.

"Get out now!" he bellowed, his face red with anger.

"Hemen dışarı çıkın!" diye, yüzü öfkeden kızarmış şekilde **kükredi**.

The coach bellowed instructions from the sidelines.

Koç, kenardan talimatları **kükredi**.

The crowd bellowed as the singer stepped onto the stage.

Şarkıcı sahneye çıktığında kalabalık **kükredi**.