"beleaguered" in Turkish
Definition
Bir kişi, grup ya da yerin ciddi sıkıntılar, zorluklar veya sürekli baskı altında olduğunu anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle haberlerde veya resmi yazılarda 'zorda olan şirket', 'sıkıntı içindeki şehir' gibi ifadelerde kullanılır. Günlük konuşmada yaygın değildir.
Examples
The beleaguered town asked for help after the flood.
**Zorda** kalan kasaba selden sonra yardım istedi.
The company is beleaguered by debts.
Şirket **borçlarla zorda** kaldı.
The beleaguered leader tried to calm the people.
**Zorda** olan lider halkı sakinleştirmeye çalıştı.
Investors pulled out of the beleaguered airline after its third crash in a year.
Yatırımcılar, bir yıl içindeki üçüncü kazadan sonra **zorda** kalan havayolundan çekildi.
Local charities stepped in to aid the beleaguered families after the factory closed.
Fabrika kapandıktan sonra yerel yardım kuruluşları **zorda** kalan ailelere destek oldu.
Everyone sympathized with the beleaguered staff who had to work overtime for months.
Herkes, aylarca fazla mesai yapan **zorda** personelin haline üzüldü.